Yaşadığımız toplumda kadınların siyasi hayatı nasıl bir süreç izledi. Bu süreci iyi değerlendirmek adına, Türkiye’de kadınların siyasi hayatının bugün ulaştığı noktayı sağlıklı olarak ele almak, gerekmektedir. Türkiye’de kadınların siyasi hayatının, bugün ulaştığı noktayı daha iyi anlamak adına ise, Cumhuriyet’den günümüze kadar olan gelişmelere göz atmalıyız.

    Kadınlar 1930 da yerel seçimler ve 1934 de ise genel seçimlerde siyasal haklarını elde etmişlerdir. 1935 yıllında yapılan seçimlerde 18 kadın milletvekili Meclis’e girmiştir. Sadece sayısal olarak değil nitelik açsından da bu 18 sembol isim çok önemlidir. Bu 18 kadın siyasetçilerimiz ; Mebrure Gönenç, Hatı (Satı) Çırpan, Türkan Örs Baştuğ, Sabiha Gökçül Erbay, Şekibe İnsel, Hatice Özgener, Huriye Öniz Baha, Fatma Memik, Nakiye Elgün, Fakihe Öymen ,  Benal Arıman, Ferruh Güpgüp, Bahire Bediz Morova Aydilek, Mihri Bektaş, Meliha Ulaş, Esma Nayman, Sabiha Görkey, Seniha Hızal ‘dır. Bu kadın milletvekillerimiz Cumhuriyet dönemi siyasi hayatına öncülük ederek bugünkü döneme ışık tutmuşlardır.

    Bu 18 yürekli kadınlardan biri olan “Fatma Memik”  TBMM giren 14’cü kadın milletvekilimizdir. Fatma Memik, 1923 yılında liseyi bitirip, tıbbiye'ye girmiştir. 1929'da Tıbbiye’den birincilikle mezun olan Fatma Memik, 1934 yılında dahiliye uzmanı olduktan sonra 1935’te Gureba Hastanesi poliklinik şefi olmuştur. O dönemde aynı zamanda siyasete atılmış ve akabinde V. dönem Edirne milletvekili olarak TBMM’ye girmiştir. Mecliste gerek sağlık, gerekse sosyal konularda görüşlerini dile getirmiştir. TBMM’ye katılan en genç kadın milletvekili olan Edirne milletvekili Dr. Fatma Memik meclise katıldığında genç olduğu kadar çok başarılı bir kadın doktor profili çizmiştir. Atatürk Fatma Memik’in özellikle doktor olmasından dolayı milletvekili olmasını istemiştir.

   Dr. Fatma Memik, 6 Şubat 1936 tarihinde yapılan bir röportajdaki sözleri çok önemlidir. Röportajda, Cumhuriyet’in verimli kaynağının nurlu ışığını saçan Türk kadınlığı arasından beni seçip, ulusal bir vazifeye davet edeceğini, mesleki didişmelerim arasında aklıma getiremezdim. Yurdun her mesleki branşında yüz ağartarak çalışan kadınlık camiasının bu uğurda da yapabileceği birçok işler olduğunu, ulu önder, uzağı gören kıymetli bakışlarıyla dünyaya tanıttı. Mesleki yolumda sarsılmaz bir aşk ile çalışan ben, ulu Atatürk’ün göstermiş olduğu bu yüksek seçimin büyüklüğü karşısında saygılarımla eğilir, memleketin gözbebeği olan Cumhuriyet Halk Fırkası’nın bir namzedi olarak ulu Atatürk’ün ve kıymetli fırkamızın çizdiği yolda yürüyeceğimi söylemeyi bir vazife olarak tanırım.” demiştir. Bu sözler Türk kadının gücünü ve Atamızın bizlere yüklediği misyonu ortaya koymaktadır.

   Dr. Fatma Memik ve diğer 17 milletvekilimizin meclise katılması kamusal alanda kadın-erkek eşitliğinin gerçekleşmesinin en önemli tezahürüdür. Bizler bugünlere kolay gelmedik, bu 18 yürekli kadın puzzle’in sadece bir parçası, tablonun geneline baktığımız zaman şunu görmeliyiz ki,  geçmişteki birçok kadın geleceğe daha umutlu bakabilmek adına mücadele etmişlerdir. Bizler bu rol modelleri iyi anlayarak çalışmalıyız. Ve bilmeliyiz ki Türk kadını olarak yapmamız gereken çok şey var..

 

Av. Gizem Tosun Çan

 11/01/2021

  

   

Paylaş

Diğer Haberler
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayınız.
Tamam