Son günlerde adını sıkça andığımız alternatif uyuşmazlık çözüm yolları arasında arabuluculuk, gündemimizi haliyle meşgul etmektedir. İş hukuku, ticaret hukuku derken son dava şartı olarak düzenlenen tüketici hukuku alanında olan uyuşmazlıkların çözümü için uygun bir yöntem olan arabuluculuk ile beraber toplumsal barış ve uzlaşma kültürü gelişmiş, uyuşmazlıklara bakış açımız olumlu olarak değişmiştir. Çünkü Arabuluculuk mekanizması ile bir çok dosya sonuca ulaşmış ve uyuşmazlıklar çözüme kavuşmuştur.
2013 yılından itibaren iradi olarak uygulanan arabuluculuk sistemi; iş uyuşmazlıklarında 1 Ocak 2018, ticari uyuşmazlıklarda ise 1 Ocak 2019 ve yine son olarak tüketici uyuşmazlıklarında 28 Temmuz 2020'den itibaren zorunlu olarak uygulanıyor. İlgili bu yasal düzenleme ile hukuk düzenimize giren arabuluculuk kurumu, toplum için unuttuğumuz değerleri hatırlattı aslında. Çünkü Türk toplumunun değerleri içerisinde barışmak, anlaşmak, helalleşmek gibi önemli değerlerimiz mevcuttur. Böylelikle bu yasal düzenleme ile değerlerimize daha yakın bir şekilde hukuki uyuşmazlıklarımızı çözebilme imkanımız oldu.
Aynı zamanda da hukuk sistemi gelişmiş ülkelerde yaygın olarak kullanılan bir "Alternatif uyuşmazlık çözümü" (ADR) yöntemidir arabuluculuk. Kısa ismi ADR olarak geçmesinin sebebi İngilizce karşılığı olan Alternative Dispute Resolution açıklamasıdır.
6325 sayılı kanuna göre arabuluculuk: Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemini, tarafların içinde bulundukları uyuşmazlığı tarafsız bir üçüncü kişi yardımı ile mahkemeye gitmeden ya da mahkeme yönlendirmesiyle çözmelerinde kullanabilecekleri bir yöntemdir.
Tanımında da anlaşılacağı üzere içerisinde arabuluculuk kurumunun toplum için birçok çok avantajları vardır. En önemlisi ülkemizin kanayan yarası olan yargılamanın uzun sürmesinin önüne geçerek kısa sürede sonuç vermesidir. Yargılama aşamasında kaybettiğimiz bir zaman dilimi olmadan uyuşmazlığın tarafı ile müzakere toplantısı yapılarak bir sonuç elde etme şansı olması en önemli olumlu özeliklerindendir. Uyuşmazlığı kısa sürede çözen taraflar hemen rutin yaşamlarına dönebilirler. Ekonomik olması da yine yargılamada ödeyeceğimiz harçlardan bizleri kurtarır. Ekonomik ve düşük maliyetli olması elbette ki çok önemlidir; çünkü en basit bir iş davasında ödeyeceğimiz bir harç tutarının 1.000 /1.500 TL olduğunu düşünürsek ekonomik anlamda da arabuluculuk kurumu bizi bu külfetten de kurtarmıştır.
Sürecinin tamamında iradilik ilkesi geçerlidir, yani istediği zaman süreci kendi isteği ile sonlandırabilir. Tarafların istekleri doğrultusunda süreç ilerler. Taraflar uyuşmazlık konusundaki çözümün sürecine doğrudan doğruya katılabilirler. Uyuşmazlıklarında karar verme yetkisi söz sahibi tarafların kendisidir. Yine arabulucuyu da taraflar seçebilirler. Kendi uyuşmazlıkları ile ilgili kendileri karar sahibi olabilme imkanı arabuluculuk kurumunun getirmiş olduğu en önemli avantajlarındandır. Taraflar uyuşmazlık hakkında karar aldıktan sonra anlaşma belgesi arabulucu tarafından düzenlenir. Düzenlenen anlaşma belgesi ise mahkeme kararına eşdeğerdir. Yine taraflar süreç içerisinde uyuşmazlıkları ile ilgili duygu ve düşüncelerini rahatlıkla ifade edebilir. Gizlilik ilkesi gereği müzakere aşamasında konuşulanlar yargılamaya intikal ettiğinde öne sürülemez, delil olarak değerlendirilemez. Bu durum ticari davalarda ve aile hukukuna ilişkin olan davalarda insanlar için oldukça önem taşır çünkü yargılamada aleniyet ilkesi olması tarafların itibarına zarar verici nitelikte olabiliyor ve taraflar daha sonraki yaşamlarına zor bir şekilde adapte oluyorlar bunun için çatışmanın çözümünün arabuluculuk kurumu kişiler için daha güvenli bir hal alabilir. Yargılamada haklı -haksız aranırken arabuluculuk kurumunda ortak menfaat göz önüne alınır. Saymaya çalıştığım arabuluculuğun önemli avantajları aynı zamanda da arabuluculuğun ilkelerindendir.
Sonuç olarak arabuluculuk kurumu hakkında diyebilirim ki korunması gereken uzun süreli ilişkilerimiz iş hayatında ve sosyal hayatımızda önem arz ettiğinden barışçıl bir çözüm yoludur. Yargılamanın uzun sürdüğü ülkemizde dostane bir yaklaşım ile uyuşmazlığı mahkeme kanalı ile çözmek oldukça zordur. Böylelikle arabuluculuğun konu kapsamına giren uyuşmazlıklarda dostane bir çözüm yolu olan arabuluculuk yöntemine başvurmak bireysel ve toplumsal açıdan oldukça güvenli bir yoldur.
Av. Arb Hande GÜLLÜ
24/01/2021





