Çok İşimiz Var

Ben insanların bu dünya da bir görevi olduğuna, görevleri bittiğin de ise bu dünyadan gittiklerine inanırım.

Doğmak, büyümek ve ölmek değildir insanoğlundan beklenen, bunlar sadece kendi hikayemizi yazarken başımıza gelendir. Bu süreci asıl anlamlandıran o yoldan giderken bizim ne yaptığımız, aslolan bu dünyaya nasıl iz bıraktığımız değil midir?

Ve biz…

Kadınlar...

Emeğimiz, sadece ailemizi var etmiyor, içinde yaşadığımız topluma, dünyanın dönüşümüne ve geleceğin oluşumuna da katkı sağlıyor.

Ve biliyoruz ki; Kadın, dünü, bugünü ve yarını var ediyor.

Kadın, üretiyor, çoğaltıyor, seviyor, hakkı, hukuku biliyor elleriyle şifa dağıtıyor.

Dede Korkut hikâyelerinde ki "Banu Çiçek” gibi,

Manas Destanı‟nda "Burla Hatun” gibi,

Bu topraklardan “Kraliçe Puduhepa” gibi,

Kadın, toplumuna yol gösteriyor, omuz veriyor, gelişmesini ve değişmesini sağlıyor. Sevgiyi de ekiyor, tohumu da.

Pusula olmak zordur. Biz şanslıyız. Bizim tarihimizde pusulamız da var, yol haritamız da…

Ve elbette,

Bu coğrafyadan güçlü bir kadın daha, söylemezsem olmaz, her seferinde “Türkan Saylan”'ı hayranlıkla hatırlıyorum.

“Her eğitimli kadının Cumhuriyet’e borcu vardır!”

Bu topraklara, borcumuz var hanımlar,

Oğullarımıza, kızlarımıza…

Evimize, köyümüze…

Eğitim de, ekonomi de…

Siyasette, kifayette…

Günümüz de Türkiye’de kadının istihdam oranı % 26,3  iken, gelişmiş ülkelerde %62  imiş. Anadolu toprakları böyle bereketli iken, bu topraklar bereketli elleriyle ana dolu iken, boş durmak bize yaraşır mı?

Sıvayın kolları, silkelenin hanımlar, işimiz çok, hep birlikte el ele yürüyecek çok yolumuz var.

Semra Şahin

24.12.2020

Paylaş

Diğer Haberler
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayınız.
Tamam