YALAN DÜNYA HER ŞEY BOŞ
GERÇEK VE YALAN
Bir efsaneye göre, Gerçek ve Yalan günün birinde buluşmaya karar vermişler. Pırıl pırıl bir günde buluşmuşlar. Selamlaştıktan sonra Yalan gülümseyerek, ‘’bugün hava çok güzel’’ demiş. Yalan’ın doğruyu söylediğine inanamayan Gerçek, ona şaşkınlıkla bakmış ve gözlerini gökyüzüne kaldırmış. Gün, gerçekten de çok güzelmiş… Yine de Yalan’ın doğru söylemesine anlam verememiş Bunun altında mutlaka bir kötülük çıkacağını düşünüp temkinli davranmış.
Yürüye yürüye bir kuyunun önüne kadar gelmişler. Bu sürede Yalan hep doğru konuşmuş. Birlikte gayet güzel zaman geçirmişler. Bir kuyunun yanına geldiklerinde Yalan, ‘’su çok güzel, birlikte girip serinleyelim!’’ demiş. Gerçek bir kez daha şüpheci bir şekilde suya dokunmuş, su gerçekten de çok güzelmiş. İkisi birlikte soyunup kuyuya girmişler.
Gerçeğin bir anlık dalgınlığından faydalanan Yalan hızla sudan çıkmış; onun kıyafetlerini giyerek kaçıp kayıplara karışmış. Kızgın Gerçek, kuyudan çıkmış. Yalan’ı bulmak ve kıyafetlerini geri almak için her yerde onu aramış. Fakat insanlar ÇIPLAK GERÇEĞİ görmek istememişler. Gittiği her yerde hor görülmüş, nefretle kovalanmış. Zavallı Gerçek çaresiz kuyuya geri dönmüş.
İşte o zamandan beri ‘’Yalan, dünyanın her yerinde Gerçek gibi giyinmiş ve içimizde yaşamaktadır’’ derler. Sadece çocuklar bilirmiş onun Yalan olduğunu.
Kıssadan hisse: Yalanlar, kötülükler, hainlikler hiçbir zaman tüm çıplaklığıyla gelmezler. Kendilerine uydurdukları güzel bir maske, yanıltıcı bir perde ile karşılarlar insanları. O yüzden gerçeğin çıplaklığından rahatsız olan insanlar, yalanlarla avunur. Oysa bize yardımcı olacak, bizi ileriye taşıyacak olan gerçeklerdir. Bize düşen, bunun bilinciyle çıplak gerçeği kuyudan çıkarmaktır.
Dilerim yalanların değil gerçeklerin olduğu bir yıl olur herkese…
Ebru Gül Çömüz
23.12.2020





